Makale Defteri

kişiler yüzyıllar boyunca merak etmiş, araştırmış ve öğrenmiştir. Bu ilgi ve merak tarih boyunca giderek artmıştır. Merakın en büyük temsilcileri şüphesiz çocuklardır. sürekli bir yerleri kurcalarlar, değişik şeyler keşfederler veya kendi yeteneklerini geliştirirler. Makale Defteri Peki , felsefe lüzumsuz midir ? ilim tek başına olsa ne fark eder ? Felsefenin sonuca ulaşamaması onu lüzumsuz yapar mı ?

Makale Defteri Felsefenin kavramsal şekilde doğuşu bilinse de gerçekte insanlar aşırı daha öncesinden merakları yardımı ile felsefe yapmaya başlamışlardır. Makale Defteri Yani felsefenin doğuşu sorgulamanın doğuşuyla tıpkı sürede olmuştur. sebep? Niçin? Nasıl? neden varım? Amacım ne? gibi sorular önceki yıllarda merak sayılsa da sonraki yüzyıllarda bunların felsefenin başlangıcı bulunduğu anlaşılmıştır.

Bilimin doğuşu ise daha sonradan olmuştur.Makale Defteri Felsefenin sorularına verilen yanıtlar bilimi ortaya çıkarmıştır. Buradan şu netice çıkıyor: Bilimin temelinde felsefe bulunmaktadır.

örnek olarak ilk motor “Enerjiyi nasıl harekete dönüştürürüm?” sorusu yardımı ile ortaya çıkmıştır. Makale Defteri Motor yapıldıktan yıllar sonra insanlar “Bu hareketi nasıl daha üretken bir duruma getiririm ?” in cevabı aranmış ve samimi yanmalı, dört silindirli, dizel, turbo dizel motorlar ortaya çıkmıştır.

başka bir misal ise akımlar hakkında verilebilir. Elektriğin potansiyelini gören Edison bu gücü nasıl taşırım? Nasıl kullanırım? . sorularının sormuş ve yanıt aramıştır. Sonunda doğru akımı bulmuştur. Bu yeterli değildir çünkü doğru akım irak mesafelerde telleri eritip yangınlar çıkarmaktadır. Bu sıra da Nikola Tesla adındaki ilim adamı kendine şu soruyu sordu : “Doğru akımdan öteki bir akım mevcut olabilir mi ?” “Elektrik tek yönlü akmak durumunda mıdır ?”.Sonunda aradığı cevabı yani alternatif akımı bulur. şu lahza bu yazıyı yazarken dahi bilgisayarımda doğru akımı kullanıyorum. Evime gelen, seçenek akım ile de bataryasını dolduruyorum.

öteki bir bakış açısından bakarsak şayet insanlar ile hayvanları birbirinden ayıran en ciddi unsur us yani düşünmek ve sorgulamaktır. Hayvanlar merak ederler fakat düşünüp sorgulayamazlar çünkü yaradılışlarında yok. Bu nedenden felsefe ,Yaratıcının insana lütfettiği ve bizi hayvanlardan ayıran düşünsel bir aktivitedir. Yani felsefe yaptığımız anlar hayvanlardan farkımızı en uç noktada yaşadığımız nadir anlardan biridir.

Felsefenin yarattığı düşünce ayrılıkları başta ne kadar kötü görünse de, gerçekte kişiler için yararlı bilgiler ortaya çıkarmıştır. Bir fikrin ortaya çıkması başka bir karşı fikri ortaya çıkarır. Doğru bilginin de ilk söylenen fikirden ortaya çıkmadığı aşikardır.

düşünce ayrılıkları ile ilgili bir misal vermek gerekirse : “Dünya tepsi benzeri dümdüz müdür?” sorusuna başlarda evet cevabı verilmiştir. Hatta boynuza dahi benzetilmiştir Dünya. fakat Galileo diye bir adam çıkıp “Dünya düz biçimde ise ufuk sebep düz olarak değildir?” sorusuna cevap aramış, Dünya yuvarlaktır demiş ve asılmıştır. Yıllar sonra değişik felsefik soruların yanıt bulmasıyla, gemiler yapılmış insanlar dünyayı dolaşıp yuvarlak olduğunu keşfetmişlerdir.

Bu yazıyı bir yerde özetlemek gerekirse :

Görülüyor ki felsefe aslında bilmin temelindeki yegane unsurlardan biridir.cevap almak yahut almamak felsefe için ciddi değildir.Tabi alınamaz diye bir şey söz konusu değildir.Doğru bilgiye ulaşmak için bir araçtır.kişilerin bu dünyada doğruya ulaşması bir erek olduğuna göre ( Protagoras saygılar ) amaca ulaşmak için araçları kullanması pek de garipsenmemelidir.

Doğruya ulaşmak dünyevi anlamda doğru bilgiye ulaşmakken , dinler açısından tanrıya ulaşmaktır.Bu yolda müşterilerini refaha ulaştırmanın beraberinde kötü sonuçlarda doğurmuştur.Doğurduğu sonuçlar insan kaynaklı ve lokal bazlı olduğu meselesinde pek çok kaynak bulunmakta.

sonuç olarak sırf kötü sonuçlar doğuruyor diye bir araca kötü ve lüzumsuz demek hem söyleyen hem söylenen açısından mantıksızdır.nedeni ise aracın herhangi bir bilinci olmamakla beraber sonuçlarını tahmin etme benzeri yetisi de yok.Araçlar kullanana göre şekillenir.Bu nedenden dolayı felsefe suçlu gösterilemez.Diyelim ki felsefeciler suçlu olsun.O da görelidir.Dünya üzerinde pek aşırı bilgi düşünülerek bulundu, bulunmayada devam edecek.sırf bütün bilgileri henüz bulamadık diye kullandığımız araca gereksizdir demek kendi içimizdeki paradoksların en büyüğü olsa gerek.

“Felsefe yapmak ölmeyi öğrenmektir.”

Karl JASPERS

 

Buscamigos Eğitim Portalı

Genellikle insanların serüvenlerini, iç dünyalarını, toplumsal bir hadise yahut olguyu, insan ilişkilerini ve ayrıcalıklı insanlık durumlarını yansıtmayı amaçlayan düzyazı türüne “roman” diyoruz. “Roman” terimi, Roma imparatorluğu içindeki halkların kullandığı bozulmuş Lâtinceye verilen addır. Bu bozuk Latince ile yazılan ilk destan ve kamu öykülerine roman denmiştir. Bu terim, sonradan belli bir türün ismi olmuştur. Buscamigos Eğitim Portalı

Uzun anlatıma dayalı edebiyat türlerinden birisi olan roman; olayları yer, süre ve kişi kadrosu bütünlüğü ve uyumu içinde anlatır. Okuyucuyu çekebilecek nitelikte merak unsurları içerir. Sosyal hayatta insanların veya ailelerin başlarından geçen ya da geçme olasılığı bulunan olayları yer ve zaman göstererek aktarır. Birbiriyle bağlantılı olayları temel bir fikir etrafında birleştirerek yansıtır. Buscamigos Eğitim Portalı

Roman, hem bir gerçekliğin hem de düş gücünün ürünüdür. Yazar, anlattığı olayı, bireyleri gerçekten olsa da bunları yine yaratarak verir. Bu bakımdan roman gerçek yaşamla tam olarak örtüşmez. Roman, hayatımızın tekrar üretimi ya da yaratımıdır. Romanda gerçekte romancının hayal gücü, sanatçı kişiliği, görgü ve bilgisiyle, zengin duygu ve düşüncesiyle yaratılan bir yaşam ortamı anlatılır. Romanın geçtiği sosyal çevre içinde dine, felsefeye, ahlaka, siyasete yer verilmektedir. Romancı, okuyucuyu etkilemek, okuyucunun ruhunda bir yankı uyandırmak amacındadır. Romanlar üçüncü kişi ağzıyla, roman kişilerinden birinin veya birkaçının yazdığı anı şeklinde yada roman kişilerinin birbirlerine gönderdikleri mektuplarla olmak üzere üç değişik biçimde yazılır. Buscamigos Eğitim Portalı

Romanın öğeleri

Roman dört temel öğeden oluşur. Romanın kurgusunu yapan dört temel öğe “yer, zaman, olaylar zinciri ve şahıs kadrosu “dur. Bazı romanlarda bunlara “fikir” unsuru da eklenir.

1. kişi (kahramanlar): Romanların çoğunda geniş bir şahıs kadrosu vardır. Romanda başkarakter ve yardımcı karakterler bulunmakta. Romanda kişiler ayrıntılı olarak tanıtılır. Roman kahramanının yaşamı, geniş bir süre çerçevesi içinde baştan sona anlatılır. Roman bireyleri “tip” ve “karakter” olarak karşımıza menfaat. Buscamigos Eğitim Portalı

Tip: belirgin bir sınıfı ve ya dikkat çekici bir insan eğilimini temsil eden kişidir. Tip evrenseldir, genel özelliklere sahiptir. Tipler “sevecen tip, alıngan tip, kıskanç tip, sosyal tip” benzeri, bireysel olmaktan aşırı; başkalarında da bulunan ortak özellikler taşıyan ve bu nitelikleri en belirgin şekilde temsil eden kişi yada şahıs grubudur.

karakter: Romanda olumlu, menfi yönleri ile verilen, belirli bir tip özelliği göstermeyen kişilerdir. ira, kendine özgüdür. Karakterler genel temsil niteliği göstermez. Karakterler, aniden fazla niteliği belirlenmiş, tipik olan birkaç özelliği ile bireyin iç çatışmaları ve çıkmazlarını verme vazifesini yüklenmiş roman şahıslarıdır. Karakterler çok fazla yönlü olup, değişkenliğe sahip insanlar oldukları için bunlara “yuvarlak roman kişisi” de denmektedir.

2. hadise: Romanlar, temel bir olay etrafında gelişen ve iç içe geçmiş çok sayıda olaydan oluşur. Romanda anlatılan olaylar hayattan alınabileceği benzeri, tarihten, anılardan, okunan kitaplardan ve masallardan da alınabilir. önemli olan, konunun gerçeğe uygun olmasıdır. Romanda olaylar her yönüyle ayrıntılı şekilde işlenir. Her hadise bir nedene bağlanır. Böylece okuyucu, romanın içine çekilir. Buscamigos Eğitim Portalı

3. çevre (yer): Romanlardaki kişilerin yaşadığı, olayların geçtiği yerdir çevre. insanlar gibi, roman bireyleri de belirgin bir çevrede yaşar. Bu çevre, okuyucuya betimleme yoluyla anlatılır. Romanda olayların geçtiği ve şahısların yaşadığı yerler, etraf ve öteki mekânlar çok ayrıntılı biçimde verilmektedir.

4. zaman: Romanlarda süre kavramı belirgindir. olay ve ya olaylar belirli bir zaman diliminde yaşanır. Romanlarda fiiller ekseriyetle “-di’li geçmiş zaman” kipinde kullanılır. Klasik romanda süre “geçmiş, şimdiki ve ati zaman” olmak üzere 3 dilimde verilmektedir. modern romanda bu anlayış etkin değildir. bireyin hatırlama yeteneğinden yararlanılarak zamanlar arası geçiş yapılır. iç içe değişik süre dilimlerinden söz edilebilmektedir. Birkaç süre bir arada kullanılabilir. şuur akışı tekniğiyle geriye dönüşler yahut ileriye gidişler olabilir.

5. fikir: çoğu romanın fikirsel bir yönü de bulunur. Romandaki olayların, durumların ve davranışların nedenleri araştırılır; insanların psikolojik tahlilleri yapılır ve olayların sonuçları üstünde durulursa romanın ana düşüncesi ve destekçi düşünceleri belirlenebilir. Buscamigos Eğitim Portalı

altı. lisan ve anlatım: Her romana, eserini kendine özgü görüş, anlayış ve anlatış durumuna göre oluşturur. Anlatmaya bağlı eserlerde, bilhassa de roman ve hikâyeler birinci ve ya üçüncü kişi ağzından anlatılır. “Birinci kişili anlatım’da “ben, biz”; ‘üçüncü kişili anlatım’ da eserlerde “o, onlar” özneleri kullanılır. Yüklemler bu öznelere göre çekimlenir. bununla birlikte bu tür eserlerde üç tür anlatıcı bakış açısından söz edilmektedir. “Dün Ali ile Ayşe’yi eve çağırdım. birlikte ders çalıştık.”Burada birinci kişili anlatım söz konusudur. “Dün Ali ile Ayşe ‘yi eve çağırdı. birlikte ders çalıştılar.” Burada üçüncü kişili ifade söz meselesidir. Buscamigos Eğitim Portalı

ariaharmonytest yurtdisi eğitimleri

Bilgiler beyinde kalıcı olarak saklanmak için çağrışım yoluyla hafızadaki diğer kayıtlı bilgilerle birleştirilir. Bu işlemin somut olan kısmı ise hücre içinde gerçekleşen kimyasal reaksiyonlardır. Her hücrenin bir mikro hafızası vardır. Bu minik bellek taşıdığı bilgi miktarı açısından dev bir kütüphaneye benzetilebilir. Nesilden nesile aktarılan bu minik ama dev arşiv DNA molekülüdür. DNA molekülü bilindiği gibi ikili sarmal bir yapıya sahiptir. Başlıca dört kimyasal maddeden oluşur: A-adenin, G-guanin, S-sitozin, T-timin. Bu dört harf üçlü kombinasyonlarla biraraya gelerek genetik şifreyi oluştururlar. ariaharmonytest  yurtdisi eğitimleri

Bilgiler Nasıl Çağrılır?

Beyne bir uyarı geldiğinde beyin hücrelerinin DNA molekülündeki genler, ilgili bir bağlantı bulmak için taranır. Çağrışımı en yoğun o-lan gen, yani aradığımız bilgi ile en iyi eşleşen gen impulslar ile uyarılır. Bundan sonra tıpkı bir fotoğrafın negatifi gibi DNA’daki genin şablonu RNA molekülü olarak hazırlanır. Bu esnada bilgi kısa süreli hafızaya geçmiş olur. İşlemin sonucunda oluşan mesajcı RNA hücrenin çekirdek bölgesinden ayrılmak üzere harekete geçer. Bu hareket başladığı anda, bilgi, kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya yönelmiş olur. Hücre içinde bilgisini proteine dönüştürmek için yola çıkan mesajcı RNA’ların protein sentezi merkezleri olan ribozomlara erişebilmeleri 20 dakikayı bulur. Bu süre içinde şaşırtıcı bir olay yaşanır da güçlü bir impuls beyne ulaşırsa, protein sentezi kesintiye uğratılmış olur. Böylece mesajcı RNA molekülü elindeki bilgiyi protein molekülüne dönüştüremeden bozunuma uğrar. 20 dakika içinde hafızaya alınan bilgiler bir daha hiç hatırlanmamak üzere silinirler. Kaza geçiren insanların kaza anını hatırlayamamalarının sebebi de budur. ( Harun Yahya, İnsan Mucizesi, İstanbul: Global Yayıncılık, Ocak 2001 ) ariaharmonytest yurtdisi eğitimleri

Hafıza Molekülü Nasıl İşler?

Protein molekülleri bilindiği gibi amino asitlerin çeşitli sayı ve sıralarda yanyana gelip bir zincir oluşturması ile oluşurlar. İnsanlarda protein sentezi için 20 çeşit amino asit kullanılır. Harflerin yanyana gelerek sözcükleri oluşturması gibi amino asitlerin de yanyana gelmeleri binlerce çeşit protein molekülünü oluşturur. Algılanan impulsların uzun süreli hafızaya kaydedilmesi bilgilerin protein moleküllerine dönüştürülmesi ile sağlanır. Birer algı yumağı olan bilgiler “hafıza molekülleri” adı verilen proteinlere dönüştürülür. Bu işlem ribozomlarda gerçekleştirilir. Mesajcı RNA da üçlü genetik şifreye karşılık gelen amino asitlerin ribozomda birbirlerine bağlanması ile bu protein molekülleri oluşturulur. Hatırlama anında, hücrenin uyarılması sonucu protein şeklinde saklanan bu bilgiler tekrar hafızaya çağrılmış olur. ariaharmonytest yurtdisi eğitimleri

Beynin İçinde Algılayan Şuur Kime Aittir?

Bu noktada çok daha önemli bir soru akla gelmektedir: tüm bu şifreleri birer algı olarak anımsayan yani tekrar algılayan şuur kime aittir? Beynin içinde elektrik sinyalleri olarak şifrelenen sesleri, görüntüleri, kokuları, tatları hisseden bir şuur vardır, hatta bu şuur onları birer bilgi demeti olarak istenildiğinde tekrar algılamaktadır. Elbette bu şuur, beyni oluşturan sinirler, yağ tabakası ve sinir hücrelerine ait değildir. Bu nedenle bu soruya herşeyin maddeden ibaret olduğunu iddia eden materyalistler ve Darwinistler cevap verememektedirler. Çünkü bu şuur, Allah’ın yaratmış olduğu ruhtur. Allah bütün bu algıları her insanın ruhu için ayrı ayrı yaratmaktadır. Bu algıları yaratan Allah mutlak tek varlıktır. ariaharmonytest yurtdisi eğitimleri

Allah’ın mutlak varlığı bir ayette şöyle bildirilir:

“Allah… O’ndan başka İlah yoktur. Diri’dir, Kaim’dir. O’nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. İzni olmaksızın O’nun Katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerin- dekini ve arkaların- dakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O’nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp- kuşatmıştır. Onların korunması O’na güç gelmez. O, pek Yüce’dir, pek Büyük’tür.” (Bakara Suresi, 255)

Beyindeki Elektrik Akımı ve Titreşim Formları ariaharmonytest yurtdisi eğitimleri

Sinir hücrelerinde yer alan sinapslar aracılığı ile beynimize ulaşan bilgiler, elektrik akımı veya titreşim formlarıyla tanınırlar. 10-15 saniye kadar süren impulslardan ulaşabilenler beyin hücrelerini tetikler, eklenebileceği bağlantıyı araştırıp bağlantı kurar. Bilgiler beyinde yapbozun parçaları gibi şifrelenirler. Yeni bilgi beyinde bağlantı yapabileceği ilgili bilgiyi arar. Eğer ulaşan bilgi daha önceden yer etmiş bilgilerle bir çağrışıma giremiyor ya da bir merak uyandırmıyorsa yararsız bilgi adıyla etiketlenip dışarı atılır. Örneğin hiç bilmediğiniz bir dilden sözcükler veya karışık rakamlar çok kısa sürede unutulurlar. ariaharmonytest yurtdisi eğitimleri

Oysasoccer Yurt Dışı Eğitimleri

Tarih 30,03,2015 tarihinde sabah saat 7,30 sıralarında Oysasoccer hastaneye gitmek için kalktım tahlil yaptıracağım için hiç birşey yemeden direk hazırlanıp evden çıktım

arabayla hemen hastaneye gittikten sonra kapıda inip Oysasoccer  içeriye girdim. Hastane deki arkadaşım ile görüştüm ve bana hangi bölüme gideceğimi söyledi ve anlattı

daha sonra barkot almak için vezneye gittim ve sosyal Oysasoccer  sigortanın olmadığını yani sistemde güncellenmediğini söylediler bunun için tekrardan işleme devam ettim ve

normal olarak sivil kaydı oluşturdum ücret olarka alt kata inip muayne ücreti yatırdım. Daha sonra 2. kata çıkıp doktoru beklemeye başladım normal saatten tam olarak

1.5 saat geç kalmıştı. Asistanı doktoru aradı ve hasta Oysasoccer  olduğunu ve o gün içerisinde gelmeyeceğini söyledi. Benimle birlikte olan hastaları aynı bölüme bakan

diğer doktora yönlendirdiler. Doktorla görüştüm ve durumu anlattım beni dahiliye uzmanına yönlendirdi. Bu sırada dahiliyeye gittim ve doktor ile görüştüm benden

kan tahlili istedi kandaki 8 çeşit oranların hepsini  Oysasoccer  yaptırmamı istedi ve daha sonra tekrardan ona getirerek durum değerlendirmesi yapacağını söyledi.

Bu sırada hem iş hem okul arkadaşım Emre ŞAHİN ile Oysasoccer  görüştüm ve laf arasında sigortayı nasıl güncelleştireceğimi konuştuk. Daha sonra saat 12 sıralarında SGK’ya gittim

ve sigortayı nasıl güncelleştireceğimi anlattılar. Sıra numarası aldım ve beklemeye başladım saat 12:30 da öğle yemeği paydosu olduğu için saat o sıralara yaklaştı

tam o arada biri bana öğrenci belgemi getirmemi söyledi Oysasoccer  o arada ki fırsattan yararlanarak yürüyerek 10 dakika da eve gittim ve geldim sigortayı güncel hale getirdim.

Tekrar hastaneye dönerek dahiliye uzmanının bana verdiği tahlil çeşitlerini hemşireye gösterdim ve kan alma bölümüne yönlendirdi beni. Kan aldırmak için tüp gerekiyor

dedi bende kan tüpü ve barkodunu aldım, daha sonra 4 ya Oysasoccer  da 6 tüp arası kan verdim tam olarak bakmadım kaç tane olduğuna kan verdikten sonra hemşire bana biraz oturup

beklememi söyledi. 5 dakika oturdum bekledim daha sonra işlemleri bitirdim ve eve döndüm.

Apnawater İnternet Portalı

Roman, bir kişi ya da bir küme insanın başından geçenleri, onların iç ve hariç yaşantılarını belirgin bir kronolojik, mantıksal, duygusal ya da sanatsal ilişkiyi gözeterek öyküleyen uzun kurgusal anlatı. Hikayeye kıyasla daha uzun ve olaydan ziyade şahıs merkezli bir yazı türüdür.[kaynak belirtilmeli] Japon edebiyatının başyapıtlarından Genji\`nin Hikâyesi dünyanın ilk romanı kabul edilir.[1]Apnawater İnternet Portalı

Roman büyük oranda düzyazıyla yazılır fakat nazım da içerebilir. Anlatılan olaylar kahramanlık öyküleri değil, alelade şahısların günlük yaşantılarıdır. Anlatılan olaylar, kendinden önceki türler gibi yalnızca saraylar ve harp alanları bu gibi destansı mekanlarda değil, genelde sokaklar, evler, meyhaneler benzeri alelade mekanlarda geçer. kullanılan lisan, nazım türlerinde bulunduğu gibi ağdalı değil günlük ve sıradandır.[kaynak belirtilmeli]

Roman tarihe en bağlı edebiyat türüdür.[kaynak belirtilmeli] Toplumsal, politik olaylar gelişmelerle de yakın ilişkidedir.Apnawater İnternet Portalı

Roman, felsefe ve sanattan boş inançları kovmak ve bunların yerine us ve gerçeği geçirmek dileyen bir kültürel dönüşümün ürünüdür. Bu nedenle toplumların gelişimine, yani tarihe kopmaz şekilde bağlıdır. insanı, önce toplumsal ve tarihi bir varlık olarak konu alan ilk sanat türüdür.

ilk örneklerini François Rabelais, Dante, Miguel de Cervantes vermiştir.Apnawater İnternet Portalı

Romanlar: konu, üslup, yazıldığı devre bakımından türlü türlere ayrılabilir. üslup bakımından “romantik roman” “gerçekçi roman” “doğalcı roman” “estetik roman” “izlenimci roman” “dışavurumcu roman” “yeni roman” türleri sayılabilir.

üslup bakımından[değiştir | kaynağı değiştir]Apnawater İnternet Portalı
Romantik[değiştir | kaynağı değiştir]
insanların duygularını, arzularını,hislerini, düşüncelerini yalnızca kendilerine ait, samimi gelen naturel ve gerçek olgular gibi görür.Yani aşk, his, düş benzeri düşünceler yer alır. aynı zamanda acı, keder ve hüzün de bu roman türünün konularındandır. mesela Sir Walter Scott’un tarihi romanları, Jean-Jacques Rousseau’nun eserleri,Goethe’nin Genç Werther’in Acıları,Victor Hugo`nun Notre Dame`ın Kamburu benzeri.

Realistik
Romantik romandan ayrı olarak kuru ve kuşkucu bir ifade ve fikir yapısı taşır. Balzac ve Stendhal’in romanları bu üsluptadır.

EstetikApnawater İnternet Portalı
dikkat çekici biçim ve ifade kaygıları ile yazılmış romanlardır. Gustave Flaubert estetik romanın en mühim yazarıdır.

izlenimciApnawater İnternet Portalı
başka üsluplardan ayrı şekilde eşyanın ve dış olayların kendi nesnel gerçeklikleriyle şahısların bunları algılama biçimleri arasındaki farkları ortaya çıkarmaya yönelir. Yani hariç gerçeklerden aşırı, duyu ve duygulara, iç yaşantının betimlenmesine öncelik verir.

Duygusal roman
bireyin duygusal yaşamını yüksek ve özenli bir üslupla betimleyen romanlardır. bazan bu türde yazarın kendi duygularıyla, okurun duygularını sömürmesi ön plana menfaat. Laurence Sterne’in Fransa ve italya’da Hissi Seyahat adlı eseri, Rousseau’nun romanları, Madame de La Fayette’in Prenses de Cleves adlı romanı bu türe misal gösterilebilir.

Psikolojik roman
şahısların ruhsal durumlarını ayrıntılarıyla çözümlemeye çalışan romanlardır. Daha serinkanlı ve denetimli oluşuyla duygusal romandan ayrılır. Abbe Prevost’un Manon Lescaut adlı eseriyle Fransız edebiyatında açılan psikolojik roman çığırı öteki yurt romancılarını da etkilemiştir. Paul Bourget’in romanları da bu türe örnektir.ülkemiz `deki ilk ruhbilimsel roman Mehmet Rauf\`un Eylül adlı kitabıdır. memleketimiz `den Peyami Safa `nın 9. Hariciye Koğuşu buna örnektir.

Polisiye roman
Cinayet, gizem,katil, suç,ceset vb. bunun gibi konuları işleyen bir roman türüdür. Agatha Christie bu anlamda ün yapmıştır. 86 romanıyla `Polisiye Romanlarını Kraliçesi ` seçilmiştir. Bu romanlarda öne çıkan konu `Kim bazen öldürdü?` `Nasıl öldü?` `neden öldü?` … bu gibi seçilebilir.

Dairysecurityact Yurt Dışında Eğitim

Tarih 30,03,2015 tarihinde sabah saat 7,30 sıralarında Dairysecurityact hastaneye gitmek için kalktım tahlil yaptıracağım için hiç birşey yemeden direk hazırlanıp evden çıktım

arabayla hemen hastaneye gittikten sonra kapıda inip içeriye Dairysecurityact  girdim. Hastane deki arkadaşım ile görüştüm ve bana hangi bölüme gideceğimi söyledi ve anlattı

daha sonra barkot almak için vezneye gittim ve sosyal sigortanın Dairysecurityact  olmadığını yani sistemde güncellenmediğini söylediler bunun için tekrardan işleme devam ettim ve

normal olarak sivil kaydı oluşturdum ücret olarka alt kata Dairysecurityact  inip muayne ücreti yatırdım. Daha sonra 2. kata çıkıp doktoru beklemeye başladım normal saatten tam olarak

1.5 saat geç kalmıştı. Asistanı doktoru aradı ve hasta olduğunu ve o gün içerisinde gelmeyeceğini söyledi. Benimle birlikte olan hastaları aynı bölüme bakan

diğer doktora yönlendirdiler. Doktorla görüştüm ve Dairysecurityact  durumu anlattım beni dahiliye uzmanına yönlendirdi. Bu sırada dahiliyeye gittim ve doktor ile görüştüm benden

kan tahlili istedi kandaki 8 çeşit oranların hepsini yaptırmamı Dairysecurityact  istedi ve daha sonra tekrardan ona getirerek durum değerlendirmesi yapacağını söyledi.

Bu sırada hem iş hem okul arkadaşım Emre ŞAHİN ile görüştüm ve laf arasında sigortayı nasıl güncelleştireceğimi konuştuk. Daha sonra saat 12 sıralarında SGK’ya gittim

ve sigortayı nasıl güncelleştireceğimi anlattılar. Sıra numarası aldım   Dairysecurityact ve beklemeye başladım saat 12:30 da öğle yemeği paydosu olduğu için saat o sıralara yaklaştı

tam o arada biri bana öğrenci belgemi getirmemi söyledi o arada ki fırsattan yararlanarak yürüyerek 10 dakika da eve gittim ve geldim sigortayı güncel hale getirdim.

Tekrar hastaneye dönerek dahiliye uzmanının bana verdiği tahlil Dairysecurityact  çeşitlerini hemşireye gösterdim ve kan alma bölümüne yönlendirdi beni. Kan aldırmak için tüp gerekiyor

dedi bende kan tüpü ve barkodunu aldım, daha sonra 4 ya da 6 tüp arası kan verdim tam olarak bakmadım kaç tane olduğuna kan verdikten sonra hemşire bana biraz oturup

beklememi söyledi. 5 dakika oturdum bekledim daha sonra işlemleri bitirdim ve eve döndüm.

Grupoabc Eğitim Portalı

    Grupoabc       Halkımız televizyon izlemeyi çok seviyor. Araştırmalar gösteriyor ki Türk halkının %95 i televizyon izliyor. Televizyon, insanlarımızın beyinlerini zincirlemiş gibi. İnsanları sanki televizyon yönetiyor. Televizyon neyi doğru gösteriyorsa halkımız onu doğru olarak kabul ediyor ve bilinç altına yerleştiriyor.Televizyonda hangi ürünün reklamı varsa ya da ünlü bir kişilik hangi ürünü giyiyor ise o ürün moda oluyor. Ne kadar iyi, ne kadar kötü olduğu değerlendirilmiyor bile. Televizyonda gösterilen ahlak dışı sahneler insanların bilinç altına kazınıyor. Toplum içine çıktığında da bilinç altına yerleştirdiği davranışları uygulamaya başlıyor. Televizyonda bu tür içerikler yayınlandığından beri gazetelerde bu tür davranışı sergileyip suç işleyenlerin fazlalığına dikkat çeken haberlerde çoğalmış durumda. Grupoabc Eğitim Portalı

İnsanlar bir başkasının esiri olmamak, kendisini gerçekten kendisi yönetmek istiyorsa televizyon gibi genelde zararlı yayınların bulunduğu ortamlarda bulunmamalı ve izlememelidir. Düşünmeye fazlaca yer ayırmalı ve kendini geliştirmek için en iyi arkadaş olarak kitapları seçmelidir.Yukarıdaki basit bir makale örneğinde gördüğünüz gibi tek bir konuya değinilmiş ve bu konu üzerinde incelemelerde bulunulmuş.

Metin giriş, gelişme, sonuç diye 3 bölümden oluşturulmuş. İlk bölüm olan giriş bölümünde yazar, anlatacağı konu hakkında ön bilgi vermiş. Bu bölümde yazarın şahsi görüşleri bulunuyor ve delil sunmuyor.İkinci bölümde konuyu genişletmiş. Yanlış olduğunu düşündüğü bir mesele hakkında örnekler vermiş. Makalede gazetedeki haberleri ön plana çıkartarak delil olarak sunmuş.   Grupoabc Eğitim Portalı

Portablestairclimbers Eğitim Haberleri

Tarih 30,03,2015 tarihinde sabah saat 7,30 sıralarında Portablestairclimbers hastaneye gitmek için kalktım tahlil yaptıracağım için hiç birşey yemeden direk hazırlanıp evden çıktım

arabayla hemen hastaneye gittikten sonra kapıda inip içeriye girdim. Hastane Portablestairclimbers  deki arkadaşım ile görüştüm ve bana hangi bölüme gideceğimi söyledi ve anlattı

daha sonra barkot almak için vezneye gittim Portablestairclimbers  ve sosyal sigortanın Portablestairclimbers  olmadığını yani sistemde güncellenmediğini söylediler bunun için tekrardan işleme devam ettim ve

normal olarak sivil kaydı oluşturdum ücret olarka alt kata inip muayne ücreti yatırdım. Daha sonra 2. kata çıkıp doktoru beklemeye başladım normal saatten tam olarak

1.5 saat geç kalmıştı. Asistanı doktoru aradı ve hasta olduğunu Portablestairclimbers  ve o gün içerisinde gelmeyeceğini söyledi. Benimle birlikte olan hastaları aynı bölüme bakan

diğer doktora yönlendirdiler. Doktorla görüştüm ve durumu anlattım beni dahiliye uzmanına yönlendirdi. Bu sırada dahiliyeye gittim ve doktor ile görüştüm benden

kan tahlili istedi kandaki 8 çeşit oranların hepsini yaptırmamı Portablestairclimbers  istedi ve daha sonra tekrardan ona getirerek durum değerlendirmesi yapacağını söyledi.

Bu sırada hem iş hem okul arkadaşım Emre ŞAHİN ile görüştüm ve laf arasında sigortayı nasıl güncelleştireceğimi konuştuk. Daha sonra saat 12 sıralarında SGK’ya gittim

ve sigortayı nasıl güncelleştireceğimi anlattılar. Sıra numarası Portablestairclimbers  aldım ve beklemeye başladım saat 12:30 da öğle yemeği paydosu olduğu için saat o sıralara yaklaştı

tam o arada biri bana öğrenci belgemi getirmemi söyledi o arada ki fırsattan yararlanarak yürüyerek 10 dakika da eve gittim ve geldim sigortayı güncel hale getirdim.

Tekrar hastaneye dönerek dahiliye uzmanının bana verdiği tahlil Portablestairclimbers  çeşitlerini hemşireye gösterdim ve kan alma bölümüne yönlendirdi beni. Kan aldırmak için tüp gerekiyor

dedi bende kan tüpü ve barkodunu aldım, daha sonra 4 ya da 6 tüp arası kan verdim tam olarak bakmadım kaç tane olduğuna kan verdikten sonra hemşire bana biraz oturup

beklememi söyledi. 5 dakika oturdum bekledim daha sonra işlemleri bitirdim ve eve döndüm.

Alimentslocauxplus Eğitim Portalı

Alimentslocauxplus  Gelişme bölümünde, giriş bölümünde dile getirilen konu açıklanır,makalenin yazış amacı ve bu amaca yönelik bilgi, belge ortaya konularak tez savunulur, antitezler çürütülür. Konu ile ilgili bilgi ve belgelerin ele alınıp işlendiği, konunun genişletildiği ve ortaya konmak istenen fikrin doğruluğuna deliller gösterildiği bölüm, gelişme bölümünü oluşturur (Korkmaz 1995:220). Alimentslocauxplus Gelişme bölümü, derlenen, ortaya atılan fikirlerin çeşitli yönlerden genişletilmesi, desteklenmesiyle meydana gelir. Bütün fikir yazılarında olduğu gibi makalede de gelişme bölümünde açıklanacak fikirlerin derli toplu olması lazımdır. Dile getirilen fikirlerin inandırıcı, iddiacı kesin bir karaktere sahip olması için onları uygun yollarla açıklamak, desteklemek ve yerine göre de ispatlamak gerekir.

Alimentslocauxplus

Gelişme bölümü makale yazarının inandırıcı olabilmek için tüm gücünü ortaya koyduğu alandır Bu bölümde ileri sürülen görüşlerin doğruluğunu ispatlamak için kanıtlar gösterilir, karşılaştırmalar yapılır, sayılar ve örnekler verilir. Öne sürülen sav, görüş ya da düşüncenin açımlanması, Alimentslocauxplus kanıtlanması bölümü makalenin gövdesini oluşturur. Yazar bu bölümde düşüncelerini açacak, geliştirecek, boyutlandıracaktır. Bunun için de tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanıklama, nesnel verilerden yararlanma gibi yollara sık sık başvuracaktır. Böylece okuyucuyu söylediklerinin doğruluğuna ve geçerliğine inandırmış olacaktır

Acta Press Eğitim Portalı

[LARGE]70′ine merdiven dayamış ihtiyar baba ile onu ziyarete gelen 40\`lı yaşlarda ve saygın bir işi olan oğlu salonda oturuyorlardı. durum-hatırdan, çoluk-çocuktan, havadan-sudan sohbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti. O anda üstünde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu.

ihtiyar baba kargaya gülümserek biraz baktıktan sonra oğluna sordu: ‘Bu ne oğlum?’ Acta Press Eğitim Portalı

Oğlu şaşkın, cevapladı: ‘o bir karga baba.’

ihtiyar baba kargaya biraz daha baktıktan sonra gene sordu: ‘Bu ne oğlum?’

Oğlu daha da şaşkın, gene cevapladı: ‘Baba, o bir karga’ Acta Press Eğitim Portalı

Karga hâlâ pervazda, komik hareketlerle başını sağa sola çeviriyor, başını yan yatırıyor, havaya bakıyor, sonra başını gene onlara çeviriyordu. ihtiyar baba üçüncü defa sordu: ‘Bu ne?’

Oğlunun şaşkınlığı sabırsızlığa dönmüştü: ‘O bir karga baba, 3 oldu soruyorsun. Beni işitmiyor musun?’ Acta Press Eğitim Portalı

yaşlı baba dördüncü defa da sorunca oğlunun sabrı taştı ve sesini yükseltti: ‘Baba bunu sebep yapıyorsun? Tam dört defadır onun ne olduğunu soruyorsun, sana cevap veriyorum ve sen hâlâ sormaya devam ediyorsun. Sabrımı mı deniyorsun?’ Acta Press Eğitim Portalı

Babası -yüzünde hâlâ bir gülümseme- yerinden kalktı, içeri odaya gitti ve elinde bir defterle döndü. Bu bir hâtıra defteriydi. Oturdu, sayfalarını karıştırdı ve aradığını buldu. Sevgiyle gülümsemeye devam ederek sayfası açık bir vaziyette defteri oğluna uzattı ve o sayfayı okumasını söyledi.Acta Press Eğitim Portalı

‘Bugün 3 yaşındaki minik yavrumla salondaki sedirde otururken yanıbaşımızdaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Oğlum tam 23 defa onun ne olduğunu sordu. 23 soruşunda da ona sevgiyle sarılarak, onun bir karga olduğunu söyledim. Rahatsız olmak mı? Hayır! Onun sorusunu masumca tekrar edişi içimi sevgiyle doldurdu.’

Büyüklerinize kucak dolu sevgilerinizi eksik etmeyin… Sağlıcakla Acta Press Eğitim Portalı